Qualcomm Technologies tarafından yaptırılan ve 12 binden fazla kişinin katıldığı bir anket, tüketicilerin akıllı giyilebilir cihazlardaki yapay zeka beklentilerine ışık tutuyor. Kullanıcılar sadece bildirim gönderen pasif aksesuarlardan ziyade, çevrelerini ve bağlamı anlayan proaktif yol arkadaşları arıyor. Bu yeni dönemde akıllı telefonlar önemini korusa da, yapay zekanın kendisi kullanıcı arayüzüne dönüşüyor ve bağlantılı ekosistemlere geçişi hızlandırıyor.Katılımcılar, tek başına çalışan cihazlardan ziyade kişisel yapay zeka ajanlarıyla koordine edilen ekosistemlere daha çok yanıt veriyor. Örneğin akıllı saat toplantı vaktini hatırlatıp, araç rotayı çizerken, gözlük gizlice notları gösterebiliyor. Giyilebilir cihaz sahiplerinin yüzde 60'ının yapay zekayı haftada en az bir kez kullanması, bunun kritik bir alışkanlığa dönüştüğüne işaret ediyor. Akıllı saatlerin ortalama 9 saat, yüzüklerin ise 8 saat sürekli takılması da cihazların her zaman açık doğasının ilgi gördüğünü yansıtıyor. Büyük ilgiye rağmen, veriler kişisel senaryolarda temkinliliğe işaret ediyor ve güven yapay zekanın önünde eşik olarak duruyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 60'ı verilerini gizli tutmak veya paylaşmadan önce onay vermek istiyor. İnsanların yüzde 60-70'i yeni cihaz alırken gelişmiş yapay zekaya ilgi gösterse de kriterler değişiyor: ses kalitesi kulaklıklarda, ekran tepkimesi saatlerde, estetik ise yüzüklerde öne çıkıyor. Sonuçta katılımcıların yüzde 70'i günlük görevleri yöneten ses kontrollü asistanlara güçlü ilgi duyuyor.