Trump'ın yapay zekayı "Super Intelligence" (SI) olarak yeniden adlandıran kararnamesi federal kurumlarda uygulanmaya başladı. Kararın gerekçesi olarak günümüz sistemlerinin zekayı taklit etmekten ziyade "insan yaratıcılığını artırması" gösteriliyor. Yeni terim, ICE gibi kurumların ihale taleplerinde ve resmi web sitelerinde yerini aldı. Ancak geçiş süreci tüm kurumlarda pürüzsüz ilerlemiyor; Pentagon'un yeni Meridian Projesi ve bazı federal kurumların basın bültenlerinde eski terim olan yapay zeka kullanılmaya devam ediliyor.

Teknoloji dünyasının liderleri ise bu isim değişikliğine henüz tam anlamıyla uyum sağlamış görünmüyor. Google, Anthropic, Meta, OpenAI, xAI ve Nvidia yöneticileri Beyaz Saray'ın "Super Intelligence" anlaşmasını imzalamış olsa da, kazanç çağrılarında yalnızca Mark Zuckerberg ve Elon Musk'ın bu terimi tutarlı bir şekilde kullandığı bildiriliyor. Meta'da bu terimi geçen yıldan beri kullanan Zuckerberg'in yanı sıra, Elon Musk da SpaceXAI şirketinin adını SpaceXSI olarak değiştireceğini duyurdu. Amazon, Microsoft ve Alphabet yöneticileri ise sunumlarında eski dili tercih etmeye devam ediyor.

İsim değişikliğinin getirdiği idari maliyetlerin ve kurumların ay sonuna kadar "Super Intelligence" için yeni bir yasal tanım taslağı oluşturma zorunluluğunun ötesinde, durumun toplumsal etkilerinden de endişe duyuluyor. Yapay zekanın gelecekteki etkileri hakkında toplumun farklı kesimlerinde giderek artan ortak bir ilgi bulunuyor. Ancak makale yazarı, kullanılacak terim üzerinden oluşabilecek siyasi kutuplaşmanın, yapay zeka alanında henüz yeni başlayan ve partiler üstü bir nitelik taşıyan ulusal çaptaki tartışmalara zarar verebileceğini öngörüyor.